Kayıtlar

Kasım, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İnceleme: "Destan" Dizisi

            Tarihimiz o denli zengin, özgün ve güçlüdür ki geçmişimizdeki en önemsiz, bize en sıradan gelen olayları dahi işlesek popüler kültürü ciddi şekilde domine edebiliriz. Viking furyası veya Çin kültürüne duyulan ilgi bunun en açık örnekleridir ki aslında biz, bu örneklerdekilerden daha avantajlıyız. Lakin biz tarihimizi işlemiyoruz. Kültürümüze veya kültürlerimize sahip çıkmıyoruz. Öyle ki farklı ve belirli kesimlerin tarihimiz ve kültürümüzün farklı ve belirli kısımlarını kesip atmak istediğini hepimiz biliyoruz.             Türk tarihi ile ilgili günümüze pek çok yapım ortaya konuyor. Bugün konuşacağımız, benim de daha çok kast edeceğim kısım televizyon yapımları olacak. Tarihimizin belirli dönemlerini ele alan diziler epey yaygınlaştı. Fakat gerek Türk kültür ve varoluşuna büyük hayranlık gerekse Tarih’e büyük aşk duyan bir insan olmama karşın bu yapımların hemen hiçbirini izlemiyo...

Kasım'ın 24'ü

    Bu blog neredeyse sekiz yıldır açık. Sekiz yıl boyunca buraya pek çok şey yazdım, pek çok satır karaladım. Çocukluk diyebileceğim yıllarımın hisleri, düşünce ve deneyimleri bu satırlarda. Acılar, heyecanlar, çoğunlukla da sanrılar... Fakat bu bloğu hiçbir zaman güncel tutamadığımı itiraf etmeliyim. Geri dönüşlerim oldu, bıraktım. Mükemmel bir esine kavuştuğum zamanlar oldu lakin sürdürmedim. Düzenli olarak yazsa idim bu sekiz yılda neler olurdu diye düşünmeden edemiyorum. Fakat bir önemi yok. Hayatın ne kadar akışkan ve dinamik olduğunu unutuyoruz. Bırak sekiz yılı, sekiz dakikada nelerin değişebileceğini genellikle görmezden geliyoruz. Zamanın doğrusal ve ilerici yönlülüğüne kanmamıza sebep olan o gizemli ve devasa illüzyon bizi içerisine kapıp götürüyor. Saniyelerin, dakikaların, saatlerin, günlerin, ayların, dahası yılların farkında olmuyoruz. Soğuk ve uysal bir akarsuya düşmüş yapraklar misaliyiz. Dalımızdan, gövdemizden, köklerimizden çok uzaklara sürükleniyor, s...