Anlamadın
Hayır, anlamadın.
Hiçbir zaman, hiçbir koşulda,
Siz de anlamadınız.
Zaten buydu bütün hikaye,
Bütün serüven, bütün macera,
Tüm çileyi çekerken ya da tüm hazzı alırken bile,
Hiç anlamadınız.
Baharlar düştü önce,
Yapraklar dökülürken ve çıplakken dal,
Siz yine anlamadınız.
Cehaletten ya da aptallıktan da değil üstelik,
Böyle bilge ve böyle rahattınız.
Sefalet ve sarahat koşarken yeryüzünde,
Siz başaklarınızla mutluydunuz,
Çünkü parmak uçlarınıza değerken bereketin güveni
Ve zevki kadife keselerdeki bolluğun,
Üstünde tek bir çamaşır sallanırken telin,
Esen ikindi rüzgarında
Ve anlamadınız.
Anlamaya bir çabanız bile olmadı üstelik,
Bundandır söyleme, ses etme, seslenme de.
Bir meziyetmiş gibi eyleme,
Eğip başını, kaşlarını, gözlerini,
Boşken üstelik yuvalarındaki tüm düşlerinle gerçeklerin,
Sesini yükseltme ve soluğunu alçaltma,
Varlığın yokluğuna denkken bari,
Aklımı karıştırma.
Gönlüme de kırıştırma,
Boş kalacaksa yanımdaki sandalye,
Nefesin odamı ısıtmayacaksa,
Başka bir şansım yoksa üstelik,
Hiç boşuna karşımda durma.
Yorumlar
Yorum Gönder