21. Yüzyıl İçin 21 Ders -Yuval Noah Harari
Yuval Noah Harari’yi 2011 yılında yayımlanan meşhur kitabı “Sapiens” ile tanıdık. Kitap “Hayvanlardan Tanrılara” gibi oldukça iddialı ve dikkat çeken bir başlığa sahipti. Başlığının da hakkını veren bir içeriği vardı. İnsanın Afrika savanlarında ortaya çıkışından koca bir dünya üzerinde hak iddia edişine, bu iddianın da ötesine geçerek dünyayı ele geçirişinden bununla da yetinmeyi dünyayı kendi arzusuna göre nasıl şekillendirdiğine uzanan nefes kesici serüveni; akıcı ve bir o kadar merak uyandıran biçemiyle mükemmel şekilde bizlere aktarmıştı. Harari, kitabının sonunda insan denilen hayvanın geleceğini tanrılık olarak görüyor; bu ironik ve yerinde tespitini birkaç sayfa ile özetliyordu. İşte bu tespit ve özet, yazarın “Sapiens” kadar ses getiren ikinci kitabı “Homo Deus”ta kendine epey yer bulacak, bu yeni kitabın konusunu oluşturacaktı.
“Homo Deus”u okurken “Sapiens”i okurkenki kadar keyif almadığımı bugün bile anımsıyorum. 2015 yılında yayımlanan “Homo Deus”, kitabın başlığında da kendine yer bulduğu şekilde “yarının kısa tarihiydi”. Bu kitapta Harari insan türünün ve dolayısıyla dünyamızın geleceği üzerine öngörülerini paylaşıyordu. Bu kitap için o yıllarda yaptığım yorum, “Sapiens”in son bölümünün genişletilmiş hali olmasıydı, bana göre yazar yeni kitabında yeni bir şey söylemiyordu.
Harari’nin üçüncü kitabı olan “21. Yüzyıl İçin 21 Ders” yayımlandığında “Homo Deus”ta yaşayacağım duygunun aynısına kapılacağıma emindim. Kitap 2018 yılındaki çıkışından bugüne dek listemde yer alsa da okumaya yönelik bir arzu beslemiyordum. Geçtiğimiz hafta yaşanan ve bugün bile süren Rusya-Ukrayna krizi kitabı elime almam gerektiğini bana anımsattı ve Harari’nin bizlere seslendiği son eseri, bana geçtiğimiz haftasonu eşlik etti.
“21. Yüzyıl İçin 21 Ders” “Homo Deus”un aynısı olmasını beklediğim bir kitaptı lakin yazarın diğer iki kitabının bir ortalaması ile karşılaştım. “Sapiens”teki tarihî tat, geçmişten sıkça yer bulan örnekler ve notlar; “Homo Deus”tan da geleceğe dair çıkarımlar ve insan türü olarak inşa ettiğimiz dünya düzenimiz ve medeniyetimiz adına çıkarımlar. Kitap bilhassa günümüz dünyasının krizleri, liberal anlatının uğradığı imtihan ve medeniyetimizin yapay zeka ve algoritmalar sistemi üzerine yönelinişini konu alıyor. Kitapta olup da “Sapiens” ve “Homo Deus”ta olmayan herhangi bir tema var mı, diyecek olursanız bu soruya yanıtım kuşkulu bir hayır olurdu. Fakat kitap önyargılarımı içerik olarak doğrularken okuma keyfi olarak haksız çıkardı. Kitap, Harari’nin enfes dili ile aktüel konularda sohbet etmek gibi gelen, hafif ve dinlendirici bir okuma sağladı. Fakat içerik olarak, daha önce de ifade ettiğim gibi, yeni bir şey sunduğunu düşünmüyorum ve bu durumun üçüncü kez yaşanması yazarın kendi kendini tekrara düşmesiyle sonuçlanıyor.
Netice itibariyle gerek Harari’nin diğer iki kitabı gerekse “21. Yüzyıl İçin 21 Ders” insanın tarihi, düzeni ve kim olduğu hususuna kafa yormak isteyen okurlar için önerilebilecek seçimler. Bilhassa günümüze, bizim yaşadığımız sorunlara ve dünyaya göz atması açısından yazarın 2018 yıllı kitabını keyifli bir aktüel dünya okuması olarak tavsiye ediyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder