Salgınla Mücadele
Hayatta kalma becerilerimizden önemlisi kuşkusuz ki uyum gösterme yeteneğimiz. İnsanı diğer tüm canlılardan ayıran, evriminde bu kadar başarılı yapan sayısız kazanımdan en mühimi. Bir ortama, koşul ya da koşullara terk edildiğimizde hemen duyusal girdi tufanına maruz kalıyor, alıcılarımızın en açık haliyle etrafımızı algılayıp yorumluyor, doğru ya da yanlış yorumlarla etrafımızı ve çok az oranda da kendimizi bu yeni çevreye göre değiştirmeye başlıyoruz. Bu süreci en verimli ve hızlı geçiren, ayakları üstünde kalıyor. Bu süreci atlatamayanın ise zemin, ayaklarının altından kayıveriyor.
Alışmak da bu uyum gösterme sürecinin en önemli parçası hatta parça olmaktan öte; gövdesi, merkezi. Hayatımızın yeni parçalarına alıştığımızda uyum göstermeye başlıyoruz, genellikle döngü bu şekilde ilerliyor. Fakat bazen bazı şeylere fazla alıştığımızı ya da gereğinden fazla olağanlaştırdığımızı düşünüyorum. “Yeni normal” diye bir kavram vardı hani hayatımızda, sadece birkaç ay önce. Bu kavram şimdilerde ortadan kalkmış gibi görünse de esasen hayatlarımızın merkezine oturdu. Kovid-19 küresel salgını ile ortaya çıkan bu kavram artık düzenimizin ta kendisi. Vaka sayılarının yüz bini aştığı bu günlerde kimse “turkuaz tabloyu” takip etmiyor. Ölü sayısı her gün yüzün üstündeyken virüsünü güç kaybettiğini konuşuyoruz.
Aslına bakarsanız ben de fazlasıyla alışmış, bu yanlış kaynama sürecine uyum göstermiş durumdayım. Bugüne özel bu farkındalığımın sebebi yakın bir iş arkadaşımın pozitif çıkmış olması. İnsanla çalışan bir meslek erbabı olarak kovid her zaman ensemizdeydi. Salgının ilk günlerini hatırlıyorum da yakınlarıma bulaştırma korkusu ile otel odaları, eşyalı kiralık daireler falan arıyordum. İnsanların toplu evlerine dönmeye karar verdikleri bir dönem, benim gibiler için sevdiklerimizden uzak durma zamanıydı.
Şu an temaslı olmama karşın işyerindeyim, bırakın karantinayı. İnsanlarla birlikte çalışmaya, dahası temas etmeye devam ediyoruz. İşyerimizde “Test yapabiliriz ancak test numunelerini laboratuvara götürecek kimse yok” deniliyor ve bizler pozitif olup olmadığımızın bilgisinden dahi yoksunuz.
Tablodan anlaşılan o ki “kovidle mücadele” artık sadece bir kavramdan ibaret ve pek çok anlamda salgına epey alışmış hatta kanıksamış durumdayız. Önlemlerin alındığı ve insan sağlığının önemli olduğu günleri özler vaziyette herkese sağlık ve esenlik dilemekten başka yapacak bir şey yok gibi görünüyor.
Yorumlar
Yorum Gönder